Dram sevenler için Venedik’te Ölüm 2 saat 15 dakika boyunca yerlerinden kalkamadan izleyecekleri bir film. Thomas Mann tarafından yazılan eser ünlü yönetmen Luchino Visconti tarafından sinemaya uyarlanmış. Film tam bir psikoloji harbi içerisinde geçiyor. Son derece durağan şekilde ilerleyen film kısa süre içinde izleyici içine çekmeyi başaran önemli filmlerden bir tanesi.

Kendine Has Bir Konuya Sahip

Gustav Aschenbach adında dünyaca ünlü bir bestekar hem biraz kafa dinlemek hem de üzerinde çalıştığı bestelerini kafası rahat olarak bestelemek adına Venedik’e tatile gidiyor. Aschenbach tüm dünya tarafından işini iyi yapan, saygın, medeni ancak bir o kadar da içine kapalı biri olarak tanımaktadır. Elbette tüm dünya tarafından bilinen bir sanatçının da hareketleri normal bir insan gibi olmamalı. Ancak bazen hayat insanı sınava tabi tutar. İşte böyle bir sınav da Gustav Aschenbach’ın karşısına, Venedik’te kaldığı otelde çıkmıştır. Aynı otelde ailesiyle birlikte kalmaya başlayan 15 yaşındaki Tadzio isimli çocuk, Aschenbach’ın tüm tatilinin seyrinin değişmesine sebep olmuştur. Aschenbach bu çocuktan çok etkilenir. Bunun en büyük sebebi ise Tadzio’nun cinsiyetinin ya da cinsel tercihinin dışarıdan bakıldığında anlaşılmamasıdır. Film boyunca yaşanan olaylar bu çerçevede büyük bir bilinmezlik ile gelişir ve bu bilinmezlik bir süre sonra içinden çıkılamaz bir duruma gelir.

Venedik’te Ölüm (1971)

Venedik’te Ölüm filminin başrollerinde Dirk Bogarde Gustav Aschenbach rolünü oynarken Tadzio rolünde ise Björn Andersen oynamakta. 1971 yapımı bir film olmasına rağmen hala filmi izlememiş olan pek çok insan var. Psikolojik dramalardan hoşlananlar için durağan olduğu kadar sürükleyici bir film olan Venedik’te Ölüm aynı zamanda farklı konusuyla da adından söz ettiren önemli bir film olmayı başarmış. Eğer izlemediyseniz kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim filmlerin başında gelen bir filmdir.

Tutmayan yerli diziler hakkında yazdığım yazıma buradan ulaşabilirsiniz.