Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir kesim vizyona giren filmleri yakından takip etmekte. Ancak insanların bu filmleri neden takip ettikleri ya da neden izlemek için sinemaya gittiklerinin farklı sebepleri var. Aslında bu durum sadece ülkemizde görüle bir durum değil. Dünya üzerindeki pek çok ülkede insanlar farklı düşünceler ile vizyon filmlerini takip ediyorlar. Ülkemizde sinema kültürü son 10 -15 yılda yerleşmiş bir kültür. Öncesinde insanlar sinemaya gitmek yerine filmlerin televizyonlarda yayınlanmasını beklerken artık vizyona girdiği gün izlemek için birbirleriyle yarışıyorlar.

Bir Filmi İlk Önce İzlemek Önemli

Bir filmi en önce izleyen olmak günümüzde önemli bir övünç kaynağı haline geldi. Erkekler açısından çok önemli olmasa da bu durum kadınların birbirlerine üstünlük sağlama çabası açısından oldukça önemli. Bir şeyden eksik kalmamak konusu erkek için çok önemli olmasa da kadın için önemli. Bu anlamda filmi izlemek için değil en önce izlemiş olmak için hareket ediliyor.

Ülkemizde Sinema Kültürü : Popüler Film vs. Kaliteli Film

Ülkemizde sinema kültürü hakkında konuşurken elbette Türk filmlerinin kalitesinden de bahsetmeden geçmek olmaz. Günümüzde sinema filmleri eskiden olduğu gibi televizyonlarda tekrar tekrar yayınlanmak için çekilmiyor. Hatta artık bu bir öncelik değil. Eskiden yönetmenlerin gerçekten kaliteli film çekmek istemelerinin sebeplerinden bir tanesi de televizyonda sıklıkla yayınlanması içindir. Ancak günümüzde internetle birlikte bu kaygı ortadan kalkınca hem filmlerin kalitesinde ciddi bir düşüş yaşanmaya başlandı hem de espri anlayışı neredeyse küfür ve argo merkezli oldu. Bu da kaliteyi düşüren önemli etkenler arasında. Kaliteli filmler ise genellikle ünlü yönetmenler tarafından çekilen ve kendine has konuları olan filmler. Bu filmlerde koskoca film bir karaktere ya da bir aç oyuncuya bağlı olarak ilerlemiyor. Tüm oyuncular aynı oranda katkı gösterdikleri için filmin konusu da karmaşık bir hale geliyor. Bu da filmin hazmını zorlaştırmakta. Filmi kaliteli sınıfına sokan da hazmetmedeki zorluk. Örneğin 1986 yılında çekilen Geleceğe Dönüş filmindeki pek çok olay henüz eni yeni anlaşılmakta.

gemide filmi hakkında yazdığım yazıma buradan ulaşabilirsiniz.