Sinema tarihinde Naziler konulu çok fazla film var ve bu filmlerden çok azı diğerlerinden öne çıkmış durumdalar. The Reader da öne çıkan filmler arasında yer alanlardan. Filmin temelinde Naziler olmasına rağmen ana konu çok daha farklı. İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan garip bir hikâyeyi konu alan film dram tarzında.

Enteresan Bir Dram Filmi

Başrollerini Kate Winslet, Ralph Fiennes ve David Kross’un paylaştıkları filmin konusu oldukça enteresan. Filmde Michael adında bir genç kendisinden iki kat büyük yaştaki Hanna Schmitz’e (Kate Winslet) âşık oluyor. Kendisinden iki kat büyük olduğu için doğal olarak bu ilişki saklanıyor. Ancak bir anda Hanna’nın ortadan kaybolmasıyla ilişki de sonlanıyor. 8 yıl sonra hukuk okuyan Michael bir mahkemede gözlemci olarak bulunurken sanık sandalyesine birdenbire Hanna getiriliyor. Mahkeme’de Hanna’nın bütün geçmişi okunurken bu arada Michael’ın da bilmediği pek çok gerçek ortaya çıkar. The Reader filmindeki rolüyle Kate Winslet En İyi Yardımcı Kadın ve En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini almıştır.

The Reader

Filmi beğenenler kadar beğenmeyenler de elbette var. Hatta bazı sahnelerin çok gereksiz olduğunu düşünenler bunu internet üzerinde sıklıkla dile getiriyorlar. Bazıları filmin ilk 40 dakikasının çok gereksiz şekilde durağan ve insanı kolaylıkla uyutan bir film olduğundan bahsediyorlar. Ancak dram tarzındaki filmlerin pek çoğunda bu durağanlık zaten var. Sanırım olaylar İkinci Dünya Savaşı sırasında geçtiği için insanlar tarafından bol atraksiyonlu bir savaş filmi beklenmekte. Ancak atraksiyondan çok psikolojik anlamda insanları cezbeden bir filmle karşı karşıyayız. Filmin başrolü için ilk etapta Kate Winslet’ın yerine Nicole Kidman düşünülmüş. Hatta filmin çekimlerine Nicole Kidman’ın o sıralarda bir başka filmde oynamasından dolayı geç başlanmış. Ancak bir iki sahne çekildikten sonra Nicole Kidman projeden ayrılmış ve çekilen sahneler Kate Winslet ile baştan çekilmiş.

Tinto Brass filmleri hakkında yazdığım yazıya buradan ulaşabilirsiniz.